YABANCI PARA BORCU

T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/14139

K. 2014/4851

T. 21.03.2014

* YABANCI PARA BORCUNUN FAİZİNİN BELİRLENMESİ (İlgili Dönemlere İlişkin Devlet Bankalarının Yabancı Parayla Açılmış Bir Yıl Vadeli Mevduat Hesabına Fiilen Uyguladığı En Yüksek Faiz Oranları İlgili Bankaların Genel Müdürlüklerinden Sorulup Bu Oranlar Üzerinden Yaptırılacak İncelemeyle Sonuca Gidileceği)

* İŞLEMİŞ FAİZ (Takibin İptali - Asıl Alacağın ve İşlemiş Faizin Yabancı Para Olarak Gösterildiği/İlgili Dönemlere İlişkin Devlet Bankalarının Yabancı Parayla Açılmış Bir Yıl Vadeli Mevduat Hesabına Fiilen Uyguladığı En Yüksek Faiz Oranları İlgili Bankaların Genel Müdürlüklerinden Sorulması Gerektiği)

* TAKİPTEN ÖNCE YABANCI PARA BORCUNA FAİZ YÜRÜTÜLMESİ (Devlet Bankalarının O Yabancı Para İle Açılmış Bir Yıl Vadeli Mevduat Hesabına Ödediği En Yüksek Faiz Oranı Üzerinden İşlemiş Faiz Talep Edilebileceği - Devlet Bankalarından Faiz Oranları Sorulmadan Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu/Takibin İptali)

* TAKİBİN İPTALİ (Fazla İstenilen İşlemiş Faiz Miktarı Yönünden - Devlet Bankalarından Faiz Oranları Sorulmayıp Bu Gereklilik Dikkate Alınmadan Eksik İncelemeyle Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu)

3095/m.4/a

ÖZET : Dava, fazla istenilen işlemiş faiz miktarı yönünden takibin iptali istemine ilişkindir. Alacaklı takip talebinde asıl alacağı ve işlemiş faizi yabancı para olarak göstermiştir. Bu durumda; alacaklı takipten öncesine ilişkin olarak 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde belirtilen Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebilir. Mahkemece anılan yasal düzenleme kapsamında Devlet bankalarından faiz oranları sorulmamıştır. Mahkemece, ilam ve Yasa maddesi gözönüne alınarak, ilgili dönemlere ilişkin olarak Devlet Bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları ilgili bankaların genel müdürlüklerinden sorularak bu oranlar üzerinden yaptırılacak inceleme ile sonuca gidilmesi gerekirken, bu gereklilik dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/35 Esas ve 2012/288 Karar sayılı ilamına dayanılarak başlatılan takipte, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda faiz oranlarının yanlış uygulandığını ve faizin fazla talep edildiğini açıklayarak; fazla istenilen işlemiş faiz miktarı yönünden takibin iptalini istemiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak fazla istendiği tespit edilen işlemiş faiz miktarının iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarınca o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir. Bankalar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince uygulayacakları azami faiz oranlarını tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirmek zorundadırlar. Ancak bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebileceğinden, Devlet bankalarından fiilen uygulanan oranlar sorularak, faiz oranlarının tespiti gerekmektedir.

Takip dayanağı ilamda "37.500 USD alacağın 03.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca döviz cinsinden mevduata verilen en yüksek mevduat faiziyle tahsiline'' karar verilmiştir. Alacaklı takip talebinde asıl alacağı ve işlemiş faizi yabancı para olarak göstermiştir. Bu durumda; alacaklı takipten öncesine ilişkin olarak 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde belirtilen Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebilir. Mahkemece anılan yasal düzenleme kapsamında Devlet bankalarından faiz oranları sorulmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; dosyaya kamu bankalarınca yabancı para üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranları ibraz edilmediğinden, hesaplamada kullanılanacak faiz oranlarının 2000-2011 dönemi için Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Türkiye Baralor Birliğine bildirdiği tablodan, 1999 ve 2012 yılları için ise T.C Ziraat Bankasın'dan temin edilen tablodan belirlendiği açıklanmıştır. Sonrasında dosyaya sunulan Vakıfbank ve Halkbankası'na ait faiz oranlarını gösterir tablolar ise 2010 yılına kadar ki dönemi kapsamaktadır. Yapılan denetimde ise, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Türkiye Baralor Birliği'ne bildirdiği tabloda belirtilen en yüksek faiz oranları ile anılan bankalarca fiilen uygulanan faiz oranları arasında farklılıklar olduğu belirlenmiştir.

Hal böyle olunca; Mahkemece, ilam ve Yasa maddesi gözönüne alınarak,ilgili dönemlere ilişkin olarak Devlet Bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları ilgili bankaların genel müdürlüklerinden sorularak bu oranlar üzerinden yaptırılacak inceleme ile sonuca gidilmesi gerekirken, bu gereklilik dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.